İçeriğe geç

Bilişsel davranışçı aile kuramı nedir ?

Bilişsel Davranışçı Aile Kuramı Nedir?

Bilişsel Davranışçı Aile Kuramı (BDAK), psikolojik terapilerin ve aile danışmanlığının en popüler yaklaşımlarından biri. Gerçekten de, bireylerin düşünsel süreçlerini, davranışlarını ve duygusal durumlarını değiştirmeyi hedefleyen bu yaklaşım, birçok terapist tarafından etkili bir yöntem olarak benimseniyor. Ancak, bir yaklaşım ne kadar yaygın olursa, tartışması da o kadar keskinleşir. Bilişsel Davranışçı Aile Kuramı’na dair sevdiğim bazı noktalar olsa da, onu eleştirirken içimdeki sosyal medya trolüne de hakim olamam!

Bilişsel Davranışçı Aile Kuramı’nın Temeli: “Düşünce Davranışı Yaratır, Davranış Duyguyu”

BDAK, kısaca, aile içindeki bireylerin düşünce biçimlerinin, duygusal durumlarını ve davranışlarını nasıl şekillendirdiğine odaklanır. Yani, bir ailedeki bireylerin birbirleriyle olan etkileşimlerinde ortaya çıkan sorunlar, aslında genellikle yanlış düşünme kalıplarından kaynaklanır. “Seninle konuşurken asla anlaşamıyorum” diyen bir birey, aslında iletişimde yanlış düşünce biçimlerini benimsemiş olabilir.

Bu düşünceye göre, insanlar bir problemle karşılaştığında, ilk önce o durumu nasıl düşündüklerini ve algıladıklarını sorgulamalıdırlar. Bu yaklaşım, bireylerin kendilerini ve çevrelerini daha sağlıklı şekilde değerlendirmelerini sağlar. Aile terapisi bağlamında, bireylerin bu düşünceleri değiştirmeleri, onların davranışlarını ve sonrasında duygusal durumlarını da dönüştürebilir.

Ama işte burada eleştirel bir nokta var: BDAK, her sorunu “düşünsel bozukluk” olarak tanımlayabilir. Ve bu bazen çok basitleştirici olabilir. Düşünceyi düzeltmeye çalışırken, derinlemesine yaşanan sorunları gözden kaçırma riskimiz var. Her şeyin düşünceyle çözülebileceği fikri, “her derdine de bir çözüm var” yaklaşımına benziyor. Bazen insanlar, sadece zor bir durumda oldukları için duygusal olarak sarsılmıştır, düşünceleriyle oynamak çözüm olmayabilir.

Bilişsel Davranışçı Aile Kuramı’nın Güçlü Yönleri

BDAK, bireylerin düşünce kalıplarını değiştirmeyi hedefler. Bunu da aile dinamiklerine entegre eder. Ailedeki her birey, diğerlerinin düşüncelerine saygı göstererek, yanlış iletişim ve anlaşmazlıkların önüne geçebilir. Aşağıda, bu kuramın güçlü yönlerini daha detaylı inceleyelim:

1. Hızlı Sonuçlar ve Yapılandırılmış Yaklaşım

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) genellikle kısa süreli terapi olarak bilinir. Aile terapisine uyarladığınızda, aile üyeleri kısa süre içinde düşünce ve davranış değişiklikleri görmeye başlarlar. Bu çok cazip bir özellik. Çünkü, insanlar genellikle “değişim ne zaman gelecek” sorusunu sorar. BDAK’ın yapısal yaklaşımı, onları bekletmeden somut sonuçlar vaat eder.

2. Etkili ve Ölçülebilir Değişiklikler

BDAK, genellikle ölçülebilir sonuçlar üretir. Bireylerin düşünsel süreçlerinde değişiklik yapabilmeleri, terapi süreciyle paralel olarak davranışsal değişikliklere yol açar. Bu, hem danışmanlar hem de aileler için motivasyon kaynağıdır. Ayrıca, terapistlerin ilerlemeyi takip etmesini sağlar.

3. Hedefe Yönelik Çalışma

BDAK, belirli hedeflere yönelik çalışır. Yani, “aile içindeki iletişimi düzeltememek” gibi soyut bir hedef yerine, “ailedeki her bireyin aktif dinleme becerisini artırmak” gibi somut hedefler konur. Bu somut hedefler, daha hızlı ve verimli ilerlemeyi sağlar.

Bilişsel Davranışçı Aile Kuramı’nın Zayıf Yönleri

Evet, şimdi de kuramın zayıf yönlerine bakalım. Gözlemlerim, bazı aile terapistlerinin bu kurama körü körüne bağlı kalmasının aslında problemi biraz yüzeysel çözdüğünü gösteriyor. BDAK’ın, tüm aile terapisi modelleri içinde tartışmasız en pratik ve uygulamalı olanlardan biri olduğu doğru, ama bu “her şeyin kolayca çözülebileceği” fikri her zaman gerçeği yansıtmaz. İşte birkaç eleştiri:

1. Duygusal Derinliği İhmal Etme

BDAK, genellikle yüzeydeki düşünce ve davranışlara odaklanır, ancak bir ailedeki ilişki problemleri bazen çok daha derindir. Her zaman düşünceyi düzelterek duygusal bağları iyileştiremezsiniz. Örneğin, ebeveynlerin çocuklarına yeterince duygusal destek sağlamadığı durumlar, sadece düşünce düzeyinde çözülmesi zor olan sorunlardır.

2. Bireysellikten Aileye Geçişin Zorluğu

BDAK’ın bireysel terapiye çok uygun olması, ama aynı zamanda aile dinamikleri içinde bazen etkisiz olması da büyük bir sorun. Bir bireyin düşünce yapısını değiştirmekle, ailenin geneline yayılan ilişki kalıplarını dönüştürmek arasında ciddi farklar vardır. Aile üyelerinin etkileşim biçimleri çok daha karmaşık olabilir ve sadece düşünce değişiklikleriyle çözülmesi zor olabilir.

3. Zihinsel Kalıplara Takılmak

BDAK, düşündüğünüzde hemen olumlu bir davranış geliştirmenizi bekler. Bu “düşünceyi değiştir, davranış değişir” kuralı, bazı durumlarda zorlayıcı olabilir. Gerçekten herkesin davranışını değiştirmesi için düşünce kalıplarını hemen değiştirmesi gerekir mi? Belki, bazen insanlar sadece hissetmek istedikleri şeyleri hissetmelidirler, düşüncelerini sürekli değiştirmeye çalışmak yerine.

Sonuç: Düşüncelerinizi Değiştirin, Ama Biraz Gerçekle Yüzleşin

Bilişsel Davranışçı Aile Kuramı, aile terapisi alanında oldukça etkili bir araç olabilir. Ancak, her şeyin düşünce kalıplarına indirgenebileceği fikri, beni pek tatmin etmiyor. Duygusal sorunlar ve derin aile dinamikleri sadece düşünceyi değiştirerek çözülemez. Düşünceyi değiştirin, ama biraz da duygularla yüzleşin. Zira, aile dinamiklerinin tamamı, sadece zihinsel yapıların değil, aynı zamanda duygusal bağların ve ortak deneyimlerin etkileşimiyle şekillenir.

Sonuç olarak, BDAK, bazı sorunlar için oldukça faydalı olabilir, ancak her ailede sihirli bir çözüm değil. O yüzden bu yaklaşımı uygulamadan önce, biraz daha derinlemesine bir analiz yapmanızı öneririm. Sizce aile içindeki sorunların çoğu gerçekten sadece yanlış düşünme biçimlerinden mi kaynaklanıyor?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
tulipbet.onlinehttps://www.betexper.xyz/